İDARİ YARGIDA TEMİNAT

,

İDARİ YARGIDA TEMİNAT

I. Teminat Kavramı

İdari yargıda teminatı incelemeye geçmeden önce teminat kavramını ele almak yerinde olacaktır. Teminat, hukukta ‘bir borcun ödenmesi hususunda gösterilen güvence, sigorta işlemi, garanti’ olarak tanımlanmaktadır. Teminat bir borcun zamanında veya kararlaştırılan yerde ve uygun şartlarla, ödenmesini sağlayan, garanti eden, güven vermesini mümkün kılan bir uygulamadır.

Vergi hukukunda teminat, kanunda sayılan teminat istenilmesini gerektirecek hallerin meydana gelmesi ile yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre alacağı karşılayacak miktarda ve kanunda gösterilen ekonomik değerlerin güvence unsuru olarak verilmesi anlamını taşımaktadır. Vergi icra hukukunda ise teminat, vergi alacaklısı devletin alacağını tahsil etme aşamasında ortaya çıkan risklere karşı vergi mükellefinden istenen bir karşılık, bir güvence olarak karşımıza çıkmaktadır.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9 ila 12. Maddeleri arasında kamu alacağının tahsilinin tehlikeye düşmesini önlemek amacıyla teminat isteme hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre vergi zıyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile kaçakçılık koşulu mevcut ise muhakkak teminat istenmesi zorunluluğu düzenlenmiştir.

Teminat istenirken borçluya tanınacak süre bakımından 6183 Sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamakla birlikte Kanunun 8. Maddesinde yapılan atıf uyarınca bu halde VUK 14. Maddesi dikkate alınarak borçluya en az 15 günlük süre verilmesi gerektiği gözetilmektedir.

2577 Sayılı İYUK m. 31’in atfı ile idari yargılamada teminat hususunda İYUK’ ta hüküm bulunmayan hallerde 6100 Sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanuna(HMK) atıf yapılmıştır. HMK m.84’e göre:

Teminat gösterilecek hâller MADDE 84 (1) Aşağıdaki hâllerde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilir: 

a) Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması.

b) Davacının daha önceden iflasına karar verilmiş, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlatılmış bulunması; borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesi.

(2) Davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir.

(3) Mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar.

Teminat gerektirmeyen hâller MADDE 85-(1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez:

a) Davacının adli yardımdan yararlanması.

b) Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması.

c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması.

ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.

HMK m.86′ uyarınca;  yargılama giderlerini karşılayacak teminata, mahkemece kendiliğinden karar verilir. Hâkim, teminat kararı vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir. Ayrıca HMK m. 87/2 uyarınca; teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde, hâkim teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi ya da kaldırılmasına talep üzerine veya re’sen karar verebilir.

Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir. Müdahale talebinde bulunan kişi, kesin süre içinde istenen teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.

İdari yargıda teminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığı takdirde, ilgilinin talebi üzerine mahkeme, teminatın iadesine karar verir.

İdari yargıda teminat müessesesi yürütmenin durdurulması kararları noktasında önem arz etmektedir.

II. İdari Yargılamada Teminatın Yürütmenin Durdurulması Kararlarına Etkisi

Yürütmenin durdurulması kararı; Anayasa m. 125 ve İYUK 27. Maddesinde düzenlenmiştir. İdari işlemin yürütülmesini (sonuç doğurmasının) açılan idari davasının sonuna kadar durduran ve dava konusu idari işlemin tüm hukuki sonuçlarını geçici olarak durduran, tedbir mahiyetinde bir ara karardır. Yürütmenin durdurulması kararı iptal davası ile birlikte talep edilir ve İYUK m. 27/1 uyarınca, Danıştay’da veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Tek başına yürütmenin durdurulması talepli bir dava açılamaz.

İdari işlemlerdeki kanunilik karinesinin geçici olarak askıya alınması şeklinde de tanımlanabilecek olan yürütme durdurma kararları; idari işlemin iptal edilmesi anlamına gelmemekle birlikte yargılama boyunca işlemin hukuka uygun olduğuna ilişkin karinenin ve aynı zamanda işlemin uygulanmasının durdurulması anlamına geldiği ifade edilmektedir.

Uygulamada genel olarak akçeli işlerde teminat aranmakta, bunun yanında kamu görevlisi, emekli, öğrenci gibi dava taraflarından teminat alınmamaktadır. Ayrıca teminat bedelini kimi zaman idare mahkemeleri kararında belirtirken kimi zaman da bu işi idareye bırakmaktadır. Taraflar aralarında ihtilaf oluştuğu taktirde ise yürütmenin durdurulması kararını veren daire ya da mahkemece bu ihtilaf giderilmektedir.

 A. Yürütmenin Durdurulmasının Şartları

Yürütmenin durdurulmasının usule, esasa ve teminata ilişkin şartları mevcuttur.

1.Usule İlişkin Şartlar

Usule ilişkin şartlar başlıca, açılmış bir davanın bulunması, davacının yürütmenin durdurulmasını istemesi, yürütmenin durdurulması kararı için belirlenen harcın yatırılmış olması, yürütmenin durdurulması istemli dosyanın öncelikle incelenmesi ve yürütmenin durdurulması kararının gerekçeli olmasıdır.

2.Teminat Şartı

İYUK m. 27/6 uyarınca, yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığı verilir. Ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Söz konusu hususlar, idari yargılamadaki yürütmeyi durdurma rejimindeki genel kuralı teşkil eder. Taraflar arasında idari yar teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kişilerden teminat alınmaz.

3.Esasa İlişkin Şartlar

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesince, idarî işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.

III. Vergi Uyuşmazlıkları Özelinde Teminatın Etki Alanları

Vergi uyuşmazlıklarında, davanın açılması halinde mahkeme tarafından ek bir karar verilmesine gerek olmadan vergi tahsil işlemleri durur. Bunun üç istisnası vardır(İYUK m.27/8):

A. İhtirazi Kayıtla Verilen Beyannameler Üzerine Yapılan İşlemlere Karşı Dava Açılması

VUK m. 378/2 uyarınca yükümlüler beyan ettikleri matrah ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu kural karşısında, yükümlü beyanıyla ilgili bazı noktalarda veya tümünde tereddütlü ise dava hakkını saklı tutabilmek için beyannamesine buna ilişkin ihtirazi kayıt koyabilir. Bu metodla yükümlü bir yandan beyanname ibra etmemenin sonuçlarından korunmuş diğer yandan ise VUK’a aykırı hareket etmeden dava hakkını korumuş olmaktadır. Bu halde tarh edilen vergiye karşı dava açılması halinde tahsilat işlemi durmaz, Buna karşılık davacı yürütmenin durdurulmasını talep edebilmektedir. Mahkeme şartları gerçekleşmiş ise yürütmenin durmasına karar vermektedir.

B. Tahsilat İşleminden Doğan Davalar

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca yapılan tahsilat işlemlerine, özellikle ödeme emrine, ihtiyati haciz ihtiyati tahakkuk ve haciz işlemlerine karşı açılan davalarda, salt davanın açılması yürütmeyi durdurmaz. Açılan davada yürütmenin durması için talepte bulunulması ve yürütmenin durdurulması için gerekli şartların sağlanması ve teminat alınması gerekir(İYUK madde 27/4, 6)

Yürütmenin durdurulması kararları bu davalarda teminat karşılığı verilir, ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. (İYUK madde 27/6)

C. Dava Dosyanın İşlemden Kaldırılması

Herhangi bir sebeple posta harcı veya ücreti verilmeden İYUK m.6/4,5 uyarınca mahkemece verilen sürede eksiklik giderilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı hükümsüz hale gelir Bu aşamadan sonra tahsil süreci devam eder ve durdurulabilmesi için mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı vermesi gerekir.

IV. Kararların İstinafı ve Temyiz Edilmesi

İdari yargılama hukuku sonunda verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulması kural olarak nihai kararın yürütülmesini durdurmamaktadır. Bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulması mümkün olabilmektedir.

İYUK madde 52 uyarınca: “1.Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir.

  1. İptal davalarında teminat istenmeyebilir.
  2. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.”

Davanın reddine ilişkin kararların temyizi halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi kanunda öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. Ayrıca kararın bozulması halinde yürütme kendiliğinden durmaktadır.

Son Olarak:

22.01.2022 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan 7351 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 4. fıkrasına eklenen hüküm ile vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu edilen tutarın %50’si oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilememesi yönünde düzenlenme yapılmış idi. Bu kanun maddesinin, Anayasal ve hatta AİHS düzleminde korunan hukuk devleti ilkesi ile ölçülülük ilkeleri açısından tartışmalı olduğu; bu nedenle de mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakları açısından tereddütler oluşturduğuna yönelik görüşler artmış, nitekim AYM tarafından iptal kararı ile 27. Maddenin 4. Fıkrasından çıkarılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin 01/06/2022 tarih, E: 2022/14, K: 2022/70 sayılı kararı ile vergi iade talebine ilişkin davalarda teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceğini öngören kuralın iptaline karar verilmiştir. Böylece vergi iade talebine ilişkin idari yargıda teminat alınmaksızın da yürütmenin durdurulması kararı verilebilmektedir.

 

İdari Yargılamada Teminat konusunda sorularınız için iletişim formunu doldurarak veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.

NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır. Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453

0 yorum var

Cevap Yaz

Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir