YABANCI PARA BORCU İLE İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR ?

,
YABANCI PARA BORCU İLE İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR?

Yabancı para borcu kaynaklı alacakların tahsili ve icra takibi küreselleşme ve ticaretin etkisiyle hukuki düzende önemli bir konu olarak yerini almıştır. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir konu olmasına  rağmen teknik yönleri bulunan ve bu yönlere dikkat edilmediği takdirde hukuki sorunlara yol açan bir konudur. Bu nedenle alacaklıların takip sürecinde dikkat etmesi gereken kurallar bulunmaktadır. Türkiye’de yabancı para alacaklarının icra takibi mevzuatta özel hükümlere tabidir.

Bu yazıda, yabancı para borcuyla icra takibinin nasıl yapılacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınacaktır.

I. Yabancı Para Borcu Nedir ?

Yabancı para borcu, borcun konusu olan para biriminin borcun ifa edileceği yerin resmi para birimi olmadığı borçlardır. Ödenecek para birimiyle milli para biriminin farklılık gösterdiği anlamına gelir. Türkiye’ de Dolar, Euro, Frank, Sterlin, Ruble, Leva, Dinar, Riyal, Manat vb. yabancı para birimleriyle borcun ödenmesi bu kapsamdadır.

Yabancı para borçları gerçek ve gerçek olmayan yabancı para borçları olarak ikiye ayrılmaktadır. Gerçek para borcunda borcun ifasının yabancı para borcuyla yapılması zorunludur. Gerçek olmayan para borcunda ise sözleşmede yabancı para olarak ödenmesine karar verilmiş olsa da ödemenin TL karşılığında yapılacağı anlamına gelir.

Yabancı para borcunun hukuki niteliğiyle ilgili ayrıntılı bilgi almak için sitemizde yer alan Yabancı Para Borcu Nedir?”  başlıklı makalemize  bakabilirsiniz.

II. Hangi Mevzuat Uygulanır ?

İcra İflas Kanunu m.58 vd.

– Türk Borçlar Kanunu

Türk Borçlar Kanunu‘nun 99.maddesine göre konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak yine Türk Borçlar Kanunun 26.maddesine dayanarak sözleşme serbestisi doğrultusunda borcu yabancı para olarak belirleyebilirler. Yabancı para olarak kararlaştırılan borçların ifası ve icrası bazı özel hükümlere tabidir.

III. Yabancı Para Borcu İle İcra Takibinde Yapılması Gerekenler

İcra takibi ilamsız ve ilamlı icra takibi olarak ikiye ayrılır. İİK.m.42 vd. anlatılan ilamsız icra takibi türleri mahkeme kararı olmadan yapılırken, İİK.m.32 vd. anlatılan ilamlı icra takibi mahkeme kararına dayanarak yapılan takiptir. Ayrıca ilam olmadığı halde ilam niteliği taşıyan belgelerde de ilamlı icra takibi yapılabilir. İcra takibi belirlenirken ilam veya ilam niteliğinde belgenin var olup olmadığına göre icra takibi belirlenir.

A. İlamsız İcra Takibi

Öncelikle ilamsız icra takibi başlatmak için neler yapılması gerektiği ardından söz konusu borcun yabancı para borcu olmasından kaynaklı ilamsız icrada neler yapılacağı üzerinde duracağız.

İlamsız icra takibi, alacaklının icra müdürlüğüne başvurarak borçlu aleyhine icra süresi başlatmasıdır. Alacaklı takip talebi hazırlar, bu talep yetkili icra dairesine sunulur ( günümüzde bu işlem UYAP sisteminden de yapılabilmektedir ). Daha sonra ödeme emri hazırlanır ve borçlunun adresine tebliğ edilir. Ödeme emrinde borcun miktarı, sebebi, 7 gün içinde ödenmesi veya bu süre içerisinde itiraz edilmesi gerektiği bildirilir. Aksi halde takip kesinleşir ve süreç devam eder.

İlamsız icra takibi yabancı para alacaklarında en çok kullanılan icra takibidir. Alacağın yabancı para olmasından kaynaklı dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır:

  • İcra takibine konu olan alacak için takip talebinde bulunulurken yabancı para cinsi açık bir şekilde belirtilmelidir. ( Örneğin : 10.000-USD alacak .
  • Takip talebine Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın takip günündeki ilgili döviz kuruna göre Türk lirası karşılığı eklenmelidir. Uygulamada efektif satış kuru referans alınmaktadır.
  • TCMB’nin günlük döviz kurları her gün saat 15:30’da açıklanmaktadır. Dolayısıyla takip tarihinde bu saatten sonraki kurlar baz alınmalıdır.
  • Kur hesabının hangi tarihe göre yapıldığı açıkça belirtilmelidir.
  • Yasal süre içerisinde ödeme emri hazırlanır ve borçluya tebliğ edilir. Yedi günlük yasal süre içerisinde borçlunun itiraz etme hakkı bulunur . İtiraz durumunda alacaklının itirazının iptali veya kaldırılması için ayrıca hukuki yollara başvurması gerekir.

B. İlamlı İcra Takibi

İlamlı icra takibinde alacaklı kesinleşmiş mahkeme kararını veya ilam niteliğindeki belgeyi ekleyerek başvuruda bulunur. İcra müdürlüğü, alacaklının başvurusu üzerine borçluya yönelik icra emri düzenler. Bu belge, borçlunun mahkeme kararında belirtilen yükümlülüğü belirli süre içerisinde yerine getirmesini talep eder. İcra emrinin usule uygun yapılmasından sonra yedi gün içinde karar yerine getirilmelidir. Yerine getirilmediği takdirde alacaklının haciz talebi hakkı doğmaktadır. Borçlu ilamsız icrada olduğu gibi itiraz etme hakkına sahip değildir. Yalnızca usul hatalarına ve şekli hatalara itiraz edebilmektedir.

İlamlı icra takibinde alacağın yabancı para olması durumunda dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bunlar şu şekildedir:

  • Öncelikle yabancı para borcunun olduğuna dair bir mahkeme kararı veya ilam niteliğinde belge bulunması gerekmektedir.
  • İlamda yer alan para birimine dikkat edilmelidir. Açık bir şekilde belirtilmelidir.
  • Mahkeme kararında Türk Lirası veya yabancı para ile ödenmesi açık bir şekilde belirtilmelidir.
  • Yasal süre içerisinde icra emri düzenlenip borçluya usulüne uygun tebliğ edilmektedir. Borçlu icra emrini tebliğ aldıktan sonra itiraz etme hakkına sahip değildir. Borcun varlığı mahkeme kararıyla sabit olduğundan yalnızca usuli bir problem durumunda itiraz edilebilmektedir. Borçlu hukuken verilen süre içerisinde ödeme yapmadığı takdirde alacaklı haciz talebinde bulunabilmektedir.

IV. Yabancı Para İcra Takibinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Alacak yabancı para olarak açıkça belirtilmelidir.
  • Alacağın Türk Lirası karşılığı net bir şekilde belirtilmelidir.
  • Kur hesabı yapılırken tarih belirli ve net olmalıdır.
  • Günlük döviz kurlarında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın resmi web sitesi baz alınmalıdır.
  • Talep edilen feriler ayrı ayrı gösterilmelidir .
  • Yapılacak faiz türü belirtilmelidir.
  • Faiz kural olarak yabancı para üzerine yapılır fakat taraflar sözleşme serbestisine dayanarak faiz oranını kendileri belirleyebilir. Kendileri belirlemediği takdirde yasal faiz hükümleri geçerlidir.
  • Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi durumunda, alacaklının bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir.

Bu hususlara kesinlikle dikkat edilmelidir. Bu alanda deneyimli bir avukatla çalışılması oldukça büyük önem arz etmektedir. Faiz türünde yapılan bir hata, yanlış kur tarihine göre işlem yapma, takip talebinde eksik veya yanlış bilgilerin olması, borçlunun iyi niyetle olmayan itirazları sebebiyle sürecin uzamasına veya hak kayıplarına neden olabilmektedir.

V. Sonuç

Yabancı para borcuyla icra takibi teknik bilgiler gerektirmektedir. Takip yapılırken doğru takip yolunu seçmek ve  hata yapmamak için özen göstermek gerekir. Aksi takdirde hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle yabancı paralarla ilgili icra takibi hakkında bilgi almak isterseniz alanında uzman avukatlarımıza ulaşabilirsiniz.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2005/54 K. 2005/3689 T. 25.02.2005

” Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

İİK.nun 58/3. maddesi gereğince alacaklı yabancı para alacağının TL. karşılığını (HED.) takip talepnamesinde ve buna bağlı olarak ödeme emrinde (İİK.nun 60/1.mad.) göstermek zorundadır. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında resen gözönünde tutulmalıdır. (HGK.nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E.-99/301 K. sayılı kararı) somut olayda gözlendiği gibi takip talepnamesinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının ve faizinin TL. karşılığı gösterilmediğinden Mahkemece resen takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir. (HGK.nun 6 Ekim 2004 tarih ve 2004/1-433 E. sayılı kararında da benimsendiği üzere kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesi irdelenemeyeceğinden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 25.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. ”

 

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2002/7107 K. 2002/7480 T. 26.11.2002

” DAVA: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle mahkemece, Dairemizin 25.4.2000 günlü bozma kararına uyulmakla yetkiye yönelik temyiz itirazının kesinleşmiş bulunmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- BK.nun 83. maddesinin 3678 S. Kanun ile eklenen fıkra hükmüne göre yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi durumunda, alacaklının bu borcu vade veya fiili ödeme günündeki Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Mahkemece, bu yön ve takip talebindeki istem gözetilerek, yabancı paranın fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının tahsiline olanak sağlayacak biçimde itirazın iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken, yabancı paranın aynen tahsiline olanak sağlayacak biçimde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kredi sözleşmesinin döviz kredisiyle ilgili 19. maddesi hükmüne göre araştırma yapılmadan talep edilen senelik %25 oranında faize hükmedilmesi de isabetli değildir.

SONUÇ: Yukarda 1 s. bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 s. bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 26.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ”

 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/617 K. 2025/1082 T. 24.02.2025

” ….. Somut olayda, takip dosyalarının incelenmesinde; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmesinin takip talebinde bulunması gerekli zorunlu unsur olduğu (Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve 2021/8111 E., 2021/13025 K. sayılı ilamı ve 31.05.2022 tarihli ve 2021/5981 E., 2022/5251 K. sayılı ilamı ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 tarihli ve 2024/6501 E., 2024/10385 K. sayılı ilamı ve 03.12.2024 tarihli ve 2024/5364 E., 2024/10157 K. sayılı ilamı), bu konuda Adalet Bakanlığının yazı cevabına göre sistemsel bir sorunun da olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Açıklanan sebeplerle uyuşmazlığın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2023/265 E., 2024/315 K. sayılı kararının gerekçesi açısından genel hatları ile Dairemiz emsal kararlarına da uygun olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın yukarıda ayrıntılı şekilde açıklanan doğrultuda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR

1.Yabancı para üzerinden başlatılan icra takiplerine TL karşılığı değerinin yazılmasının zorunlu olduğu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine,

2. Dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,

3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2005/13460 K. 2005/17458 T. 19.09.2005

” DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Takip dayanağı ilamda yabancı para alacağına hükmedilse dahi ilamın icra yolu ile infazı istenmesi halinde yabancı para alacağının İİK’ nun 58/3. maddesi gereğince TL. karşılığının takipte gösterilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu eksiklik doğrudan devletin hükümranlık hakkı ile ilgili bulunduğundan icra mahkemesince re’sen takibin her safhasında nazara alınması zorunludur ( HGK’nun 12.05.1999 tarhi 99/12-271 esas, 99/301 karar sayılı kararı ).

Öte yandan takip tarihinde; yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda asıl alacak ve eklentilerinin TL’ye çevrilmesi gerekli olup icra mahkemesince TL üzerinden hüküm kurulması da İİK’ nun 58/3 maddesi karşısında zorunlu olmakla mahkemece işin esasının incelenerek yabancı para alacağı üzerinden bu aşamada hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 19.09.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. ”

 

NOT: Bu yazımız, bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İzinsiz paylaşılması halinde, hukuki süreç başlatılacaktır.

Dike Hukuk ile iletişime geçmek için: https://wa.me/905337608453,  https://eunexcide.info/

 



 

0 yorum var

Cevap Yaz

Tartışmaya katılmak mı istiyorsun?
Katkıda bulunmaktan çekinmeyin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir